Sufiforum.com

2009'da başlayan SUFİFORUM'da İslam; İslam Tasavvuf Geleneği ile ilgili her türlü güncel ya da 'eskimez' konular yer almaktadır. İçerik yenilemeleri tasavvuf.name sitesinden sürdürülmektedir. ALLAH YÂR OLSUN.

Giriş |  Kayıt




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: şiir/Umre Seyahati-Veda!
MesajGönderilme zamanı: 23.02.11, 17:54 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Moderator
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 15.12.08, 23:23
Mesajlar: 661
Umre Seyahati-Veda!

MEKKE’DEN AYRILIŞ

Ruhumu o an sardı hüzün kiremitleri,
Ayrılık zor bakarken aç, kokar simitleri!
Kâbe’m yıllarım yorgun, tavafım ümitleri,
Ayaklarım dolaşır, gözümde göletleri
Nasıl veda edipte gidebilirim şimdi...

Düşten de ötede burada tattıklarım
İstemek yetmiyor tek, gönlünü de açmalı
Kâbe karşımda durur havasında uçmalı!

Tek tip kaplar içinde, aşkla zemzem içmeli
Davet etmiş yaradan şükür ile ölçmeli
Geride bıraktığım, unuttum hem evveli!

Aldanmayın derlerse “Kaçırırlar...” inatla
Mevla evindesiniz, onun emanetinde...
Unutunca evveli şerrin esaretinden,
Huzur yüreği kaplar, tavafa düşer sevgi!

Medine gidiyorum, cehennem özlem aldı,
Kâbe, çöllerde mecnun gözlerim sensiz kaldı,
Sağım solum kum-toprak, ölüyorum temelli…
Vuslatına doymadan içmişim o ilacı

Ayrılmak ne zor geldi tenimden ruhum acıdı
Ölüye ağlar gibi yaralar beni sanki!

Hicretin yolundayım kimleri yaktı çarkı,
Bizleri beklemekte aynı Medine halkı...
Can resulüne teslim, şerre tıkandı arkı!
Otobüse benzer yolu Sevr’de aynıdır zahmet,
Her geçtiğimiz Dağları, çölü der gibi sabret!
Ayrılıyorum işte Mekke’den tıpkı ahret
Geriye bakıyorum döneceğim der gibi!

Mekke uzakta kaldı, cancazım Kâbe sende,
Tavaf yaparım hala, ayağım o eksende
Ruhum yemen köşesi ihram desendir tende
Soğuk duş alır gibi kaplar içimi sızı…

İki deve ağacın altında serinliyor,
Kim bilir can Muhammed(sav)- Ebu Bekir görünüyor!
Yol gittikçe uzuyor geride Kâbe’ye hasret,
Medine’ye yakın yol yüce nebiye vuslat
Gönlüm ikisine de özlemde umman heyhat!
Mekânları şaşırtıyor benim gibi faniyi...

Benden uzaklaşıyor Rabbim evinden murat,
Nasipse ne zamandır, hüznüm görürüm surat...
Şefaatini dilerim Kâbe’den varken suret

Her bir izinde aşkım ilahidir saadet
Bu yolculuk cennettir fani tenimde baki! (inşallah!)

II.
MEDİNEDEN AYRILIŞ


Nurundan Medine’yi Münevvere yemyeşil
Dilimde salâvatı şerife yanmakta dil
Seyrediyorum yeşil kubbeyi gibi Habil...
Can Muhammed kokusu burnumda her taraf gül,
Hissettim alemlere rahmet cemalini!

Güneş yavaşça veda ediyor gök kubbeye,
insanlar çağıldaşır varmak için secdeye,
Mermer avluda coşkun ilahi elçileri!

Elinde tespih molla giyimliler her yerde,
Film setini andıran kameralar son perde,
Sağ yanımda susamış gibi zemzem emirde,
İstanbul hatırası Medine seferinde!
Görüyorum turnalar evveli ve ahiri...

Avluya çekilen bant, akşam ezana hazır...
Kadınlara son ikaz, isteksizlik de nazır!
Hangi an yaşıyorum, nur sarılmaya hazır
Yüzlerce lamba yandı, saflar namazda şimdi!


Kulağım gamet dinler, yüreğim aşkla inler
Yankılanır Bilal-i Habeş’in sesi çınlar...
Gözlerim hala yeşil kubbede huşu anlar,
Birazdan Resul(sav) imam olacak bize önde,
Her anda hissediyorum, ne görüyorsam safi…

Ilık rüzgâr geliyor tenime övgüsüyle,
Sanki her kıvrımında denizin dalgasıyla,
Huzuru buluyorum ayetin ezgisiyle
Özlerim sahabeyi görmediğim sezgiyle,
Haram’ın mucizevî akşamında dipdiri!
Sanki tavafta ruhum, Medine’deyi diri...

Selam veriyorum can Muhammed sandukası
Yanında Ebu Bekir, Ömer’i- şühedası
Heyecandan titrerdim, duysaydım ah nidası…
Görüyorum yangınlık çeker gelen insanlar
Gözler ince delikte görmek diler bakanlar
Sanki ruhsuz demirden onu sorar hazanlar
Göz perdesi yırtılır yer değiştirir feri…

Gerçekleri anlamak samimi olmak lazım,
Görüntüden uzakta özü aramak lazım,
Can Muhammedi ancak histe kavramak lazım
Sünnetine sarılmak yaşamak lazım, harbi…

Ah... Ah! Özledim yine, kabrinde de özledim,
Senden ayrılması zor... Cemalini gözledim!
Kâbe’den ayrı kalmak, can Resul’den ayrılmak,
Hep onlarsız yaşamak, her mekâna darılmak
Daha Medine’deyim, üzereyim savrulmak
Düşündükçe divane, gönlümü yapar deli.

Hoşça kal, ey nurunla yaşamış son peygamber
Sahabenden birisi, olsaydım yanında er...
Cemalini görerek yaşayan bir muzaffer
Duymak isterdim senden müjdeli haber...
Nefes aldığım her an olsaydın bana rehber
Olsaydın ruhu saran ki, güneşinde seher!
Çökse deven evime ki, olsaydın misafir
Varlığımda pür neşe giyindiğim cevahir!
İçi bir dışı bir kul, melek üstü perisi…

Ah... Ah! Ayrılmak çok zor, yaşamadım böyle kor
Gördükten sonra yangın küllerinde, hissi zor!
Perişanım, geceyi uykusuz ettim zar zor…
Ya gelmeseydim demek teselli olur şimdi,
Elhamdülillah!

Ruhum göçmek üzere dünyadan hızla ukbaya
Yanında, gidiyorum seninle Ankara’ya!
Sünnetini giyerim yaşamda olur abam
Tanıyarak uçuyorum, her yanımdasın şimdi
İnşallah!


Saffet Kuramaz


En son deha tarafından 24.02.11, 10:23 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: şiir/Umre Seyahati-Veda!
MesajGönderilme zamanı: 28.02.11, 14:59 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 07.12.10, 00:24
Mesajlar: 417
Alıntı:
İstemek yetmiyor tek, gönlünü de açmalı
Kâbe karşımda durur havasında uçmalı!


Gönül Kâbesi'ni ziyaret nasıl olacak ?

***

Bu şiirin duygu iklimini anlamak için tıklayın:

Kutsal Topraklardan İzlenimler-Gözlemler

viewtopic.php?f=51&t=4589


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
   Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye