 |
| Moderator |
 |
Kayıt: 15.12.08, 23:23 Mesajlar: 661
|
|
Uykunun Ötesi Yaşayan Kalpler
Zaman sekmelerine yansıyan sülietler Deniz dalgalarında illüzyon sahneliyor Sesler yalancı birbirine görünmez safi diyetler Geçmişinden kalan gözyaşı geleceğini köhneliyor Sır değil eğlencesi ip atlayan çocuklar Eğleniyorlar bitecekmiş gibi çıkarmadan gocuklar Kalem defter çantasından çıkmış isyankâr Sahibine benzer bu hangi asırda böyle değildi ki… Her şey aslından yansıyan sanal gölgedir Hem atasını yerden yere vurur hem de mirasına yağan övgüdür Ondan aldığı taklittir aslında bağırdığı sövgüdür Dalgalar aynı, zamana aldırmadan tekrarlar Silahtan çıkan kurşun ile ölümleri sayarlar Kan mavi görünür yalnız ne düşmanlıksa İnsan dediğine yeniymiş gibi sahneleri dayarlar… Müslümanız Türküz ölürsek şehidiz Peygamber ocağında kardeşliğe şahidiz Bozkır denize benzemez toz duman yel darmadağın eder Dünyalığa mahkûm bir savaşın içinde Uhud’uz Söz dinlemedikçe yel savurur Kalp inanmadıkça hırs kavurur İnat edeni sarar toprak ebediyen Kalp ölmekle kalmaz dilde kurur… Güneşin telaşı güne damga vursa Ayın ihtişamı karanlığa meydan okusa Hep kalıcıdır yalnız çığlık yel ile korkular Bilinmez hangi zehirli yaratık soktukça yorar Kocaman beden bir iğneyle sarsılır İki göğsün arası nar gibi yarılır Katliama alışmış Ermeni Rum çeteler Kendi kazdıkları kuyuya atılır… Ne bozkırda ne denizde verilmez böyle adalet Dikenleri deler giyseler sandalet Kul kumar oynarsa yaratanla Üç günlük beylik olur sefalet Görmeli oysa muhteşem yansımaları bir anda Puslu doğayı aşacak ilham dolaşmalı kanda Kafayı taktıkça silinir biter yoksa zamanda Kurtuluşta huzurda bütünün bilmecesinde sunulur ihlâs ile imanda! Ekmeğe mahkûm aciz Yemek uğruna edilir taciz Hastalığına şifadır hemen derse biz Bozkırla deniz arasında sefa yapar limanda
Saffet Kuramaz
|
|