 |
| Moderator |
 |
Kayıt: 15.12.08, 23:23 Mesajlar: 661
|
|
Gecenin İçinde Rahmet Gözyaşları
Martı seslerini unuttum yarasa izinde Karanlığa verdim bakışımı-yalnızlığımı Dağların alçalan yamaçları ah dizlerimde Dalga geçtikçe yüzüme vurur acizliğimi! Ey batının kıyamet tellalı güneş fişeği Ey bahtımın benleri görmez karanlık eşiği Her doğanın doğadan parça sallanan beşiği Dolunay var dedikçe korkular saldın o gece Kulunum dedirttin öğrettikçe eğreti hece Dönsem aşkla Mevlana gibi sönsem küllerinde Maskemden görünmez yüzüm bakınca açık seçik! Karun gibiydim Musa elinde yutarken tenim Akılcılık selinde cehennem olurken genim Biz seslerini duyduğunda gelince ecelim Ah çekmesi nafile derler makberinde derin Adalet öğrenir kelepçe takılmış ellerim… Bu rüyaymış aslında ömrüm içinde ezberim Boşa nefesler tüketti okudukça rehberim Aklını başına al deşmeden toprağım kürek Fethedilir bir gün yıkılmaz dediğim Hayber’im! Ah Kerbela boşuna mıydı öldü ya Hüseyin Muhammed(sav) öldü boşuna mıydı akılsız beyin Şeyhten şaha geçti ihtiras yaptıkça çok ayin Yok dedim inatla direndim, yok bir tek haberim Tencere yuvarlandı kapağını böyle buldu Kimi rehber seçti ise insan onlara kuldu! Martı çığlıkları semayı deler ki ne diler Yarasa gece bekler nasibinde eller eller İnsan aczine inat isyanı nasılda beller Yürek acısı dayanmaz kabrinde azabı Kim çevirebilir artık Allah’tan gelen gazabı…
Saffet Kuramaz
|
|