Sufiforum.com

2009'da başlayan SUFİFORUM'da İslam; İslam Tasavvuf Geleneği ile ilgili her türlü güncel ya da 'eskimez' konular yer almaktadır. İçerik yenilemeleri tasavvuf.name sitesinden sürdürülmektedir. ALLAH YÂR OLSUN.

Giriş |  Kayıt




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Aşk Bu…
MesajGönderilme zamanı: 21.10.09, 14:18 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Moderator
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 15.12.08, 23:23
Mesajlar: 661
Dağlı odun keser,
Hayvan besler
Peynir yer...
Üç ay bahar görür
Kar ve fırtına arkadaşı
Rüzgârı sırdaşı!
Kim evlenir ki onunla,
Kalmış yalnızlık donuyla…
Yaşı olmuş kırk,
Saç-sakal simsiyah!
Yalnızlık içinde ah,
Etrafında evcil sirk
Öter horozlar hala sabah…

Dağcılar gelmiş nasılsa
Onun gibi ehilde
Rehberlik istemişler
Deseler de cahilde!
Anlamamış bakışlarından
Niyetlerinden…
İş bedeli para teklif etmişler
“Nedir o ki?” demiş.
“Ben anlamam kâğıttan, ağıttan…”
“Dağlar rızkıma kâfi…”
Bedava olunca yüzleri gülmüş
Üstelik bol rızık içindeler…

İki erkek bir kadın yürümüşler zirveye,
Her dinlenmede dağcı dönmüş kıbleye,
Huşu ile yapışmış tedbir ile her sebebe…
Belki çığ, belki kar fırtınası, ararsan çok ölüme sebep!
Bilime sarılmış diğerleri, gençlik gücüne!
Ne bulurlarsa her andan sarmış eğlence!
Dağda varsa da nimetler, neylerine bilmece!
Bakmışlar dağcı işinde ciddi, içi dışı bir
Hiç görmedikleri insan tipi, sanki pir
Her anı merakla dolu, ceviz içinde sır!
Herkes kendi halinde, ne varsa seçer elinde…

Aniden gelmiş fırtına,
Herkes düşmüş bir yana,
Bir kötülük ermiş niyetle bahtına…
Dağcı toparlanmış,
Aramış nerededir diğerleri?
Ölmek üzerededir erkek, bakışlarında korku
Dili peltek… Sarılmış dünyaya son kez pişman gibi
Ne gördüyse, korkunç gözleri, malum hikayeler gerisi…
Kadını aramış biraz ileride,
Kar altında çığlık, altın gibi gömüde!
Hızla açmış kavuşur gibi engine…
Morarmış dudaklar, korkudan gözler fırlamış
Ovmuş bedeni, dualar dilinde…
Almış çadırın altına,
Bakarken kader tahtına,
İlk defa görmüş zıddı
Gözleri ve sözleri…
Kalbine heyecan girmiş, sesler çoban kavalı
Sanki ressamın eserine ilk âşık
Yemediği rızık önünde, kaşık kaşık!
Tanımadığı iniltiler, sesler
Sanki geçmişinden gelir yeisler!
Uyanmış bir süre sonra
Dokunmuş eline kadın, kanında ateş azgın
Tövbe demiş… Besmele çekmiş… Gitmiyor, dinmiyor azgın nefis
Atmış çadırın dışına, dağa seslenmiş
“Neden bedenimi hatırlattın,”
“Fitneyi içime kattın”
“Merak ettiğim cehenneme attın…”
“Hani sendin tek aşkım”
“Sendin benim köşküm”
“Beni bırakıp, niçin böyle inlettin…”

Bıraksa kadını olmuyor,
Girse içeri nefis ölmüyor,
Hangi kabı alsa eskisi gibi dolmuyor,
Dünyalık aşk bu…

Saffet KURAMAZ


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
   Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye