|
Hayırda yarışıp sufi erenler, Cennet uçağında yolcu olacak! Korkusuz, sorgusuz, safi yarenler! Nur içinde bin nur huzur dolacak…
Önü deniz, eşsiz… Arkası orman, Altın sarısı kum, şahane mekân! Huriler hizmette, dilenir yenen Saatler sabah on gibi kalacak…
Her çığlık ilahi, heyecan baki! Her dalga semavi, üzen yok sahi! Sonsuz emeklidir, mutludur fani! Verilene şükür hayal ölecek…
Tapusu imandır vadeden Allah, Her acı idmandır katlanan ferah… Görmeden inanmak zor, vallah billâh! İlminde sadıklar böyle gülecek… . . . . . “Her şey sevgilidir, âşıksa bir perde! Sevgilidir diri, âşıksa bir ölü… Aşkın aşığa meyli yoksa Âşık kanatsız bir kuş gibi kalır, yazık ona… Yârimin ışığı önümde ve ardımda bulunmazsa, Önümden ve ardımdan nasıl haberdar olurum ben? Aşk bu sözün dışarı çıkmasını ister, Ayna nasıl yansıtmaz olur? Aynan niçin yansıtmıyor biliyor musun? Çünkü yüzünden pas temizlenmemiş…” Mevlana . . . .
Ne dünyanın işi biter nede yol, Gittiğin yere bak dehşetinden kork… Allah’ı yar bil, sevgisiyle sol! Zamanın inan yok, saç baş yolacak…
Saffet Kuramaz
|