|
Her yerde uçuşan boş kâğıtlar, Sanki yapraklar gibi özüne ağıtlar! Rengi, kokusu, kıvrımı… Ne varsa öğütler! Zikirden mahrum, feryat figan söğütler! Koparmışlar prangalı mahkûm gibi…
İnsan ilahi mesajı bozduğuna pişman, Yeniden kâğıda ağıtları sevinçleri doldurmak yürek ister! Böylesi istemek kelebek olmaktır... Israr etsen yüzsüz olursun, Sussan çiçek gibi solarsın, O günlük emektir… Bir gün ya yaşarsın ya da hüzünler salarsın! Yaşam dalından kolayca koparılır gibi, yapraklarda!
Şefkati bulabilmek ağustos böceğinin gölgesinde gezmektir! Yaz bitti mi, kışa hazırlıksız yakalanırsın… Sevdiğim zannettiğin, Nelerini zapt ettiğin, Doldurulmamış kâğıtlarda, kışın soğuğunda veda etmektedir yapraklarda... En iyisi ön yargıları atalım,
Binlerce yüzü şeytana satalım, Şu an paylaşmak adına neşemize neşe katalım, Ne söylersek söyleyelim güzel görünecektir, biliyorum... Yeterki çimenlere değil de çöllere yatalım, Yeterki yapraklara değil de boş yaşama çatalım! Zikretmiyorsak da tefekküründe, Bahşedilenden dolayı teşekküründe, Dönelim dünya gibi güneşinde, Yalan yerine sarılalım hissettiğimiz döşüne… Gören seyretsin bizdeki derin manayı, Neymiş görsün, nedir sonsuz balayı…
Saffet KURAMAZ
|