|
Durgun bir deniz kenarı gibiydi göl manzarası, Masalar ağustos böceği coşkusunda yan yana getirildi, Ne aldıysak yanımıza üzerine özenle dizildi, Her seyrinde geçmiş esrarına bürünmüş başka hatıra… Sanki bir Osmanlı sofrasında iftar vakti beklenildi! Şehir ışıklar yandı, Her yeri serinlik sardı, Kâbe’nin manevi iklimindeydi sanki ezan… Mavi göl rengârenk ışıklarla sevinçten titredi! Yenilen cennet meyvesi, Oradan gelir gibiydi tattığımız helvası, Her latifede hissedilen hevası, Kardeşlik gölün karanlığına yayıldı… Mecnun sevdalar kıyısından çevreye dağıldı… Dillerden düşmez espri, ardından çınlar naraları! Et yangınlarında mangal kokusu, Karanlık gölgelerde bulut tortusu, Oynayan çocuklarda köpek korkusu, Üşütüyor gecesi, kış mı geldi ne? Artık Ankaralı, göl manzaralı pikniğin sahibi Verdiğin nimetlere şükürler olsun yarabbi!
Saffet Kuramaz
|